Profile bak

IoX Digital - İnovasyon Bülteni #39 - Mekânlara Hikâyeler Anlattırmak

Revue
 
Merhabalar! İki haftada bir, ilgilendiğimiz, yer almak istediğimiz ve iyi bulduğumuz örnek ve yönteml
 

IoX Digital - İnovasyon Bülteni

11 Haziran · Konu #39 · Tarayıcıda görüntüle
Türkiye'den ve Dünya'dan inovatif örnekleri bulabileceğiniz e-mail bülteni. Paylaşarak destek olun. http://www.ioxdigital.com

Merhabalar! İki haftada bir, ilgilendiğimiz, yer almak istediğimiz ve iyi bulduğumuz örnek ve yöntemleri paylaştığımız inovasyon bülteninin 39. sayısında; “Mekânlara Hikâyeler Anlattırmak” konusunu ele aldık. Bültenimizin 8. sayısında Deneyim Merkezleri'ni konu edinmiştik. Şimdi ise hikâyesi olan mekânlardan bahsetmek istiyoruz. Deneyim noktasını bu kez kullanıcı tarafından değil de mağazaların gözünden ele alacağız. Çünkü deneyimde inovasyon çalışmalarına yer veren mağazaların kullanıcıya anlattığı bir şeyler var. Bu yazımızla sizleri “Mekânlara nasıl hikâye anlattırırız?”ı düşünmeye davet ediyoruz.
Keyifli okumalar.

Mekânlara Hikâyeler Anlattırmak
Yarattığımız her inovasyon bir beklentinin sonucu olarak ortaya çıkıyor ve bu inovasyonlar aynı zamanda beklentileri de beraberinde getiriyor. Sürekli olarak devam eden bu döngüyü ise yine inovasyon ile gerçekleştiriyoruz.
Bahsettiğimiz bu döngünün arka planında ise hikâyeler yer alıyor. Bu hikâyeler insanları birleştiriyor. Markalara olan sadakatimizi hikâyelerle artırıyoruz ve onların ürünlerine olan ilgimizi hikâyeler ile ortaya koyuyoruz. Bu yazımızda markalardan, onların mekânlarından ve de hikâyelerinden bahsediyor olacağız.
Marka Teriminin Hikâyesi
Marka aslında M.Ö. 4000’li yıllarda besi hayvanlarını birbirlerinden ayırabilmek için yarattığımız bir kavram. O yıllarda “bu besi hayvanı benim” deme şeklimiz 19. yy’da “kalite gösterme ve güven kazanma biçimi” olarak evrilmeye başladı. 50’li ve 60’lı yıllarda ise diğer markalardan farklılaşma anlamı kazanarak karşımıza çıktı. 80’li ve 90’lı yıllarda da markalar kişileşmeye başladı ve yatırımlar bu doğrultuda yapıldı. Bugün ise markaları hikâyeler ve deneyimlerle birlikte ölçümlüyoruz.
İkna Sürecinde Hikâyenin Rolü
Aristo yaşadığı dönemde bir kişiyi ikna etme sürecini 3 temel unsura indirgiyor:
1- Ethos: Güvenilirlik
2- Logos: İstatistiğe Dayanan Veriler
3- Patos: Duygular
Bizler insan beyni hakkında son on yılda daha önce bildiklerimizden çok daha fazlasını öğrendik. Bugün bir kişinin ikna sürecinde etkilendiklerine baktığımız zaman çıkan ortalamada, bir kişiyi ikna etme sürecinde duyguların yarıdan daha fazla rol oynadığını görüyoruz. Bazı ürün ve servislerde, hikâyelerin %90’a varan oranlarda insanları etkilediği gözlemleniyor.
Significantobjects.com
İkna süreciyle ilgili araştırma yapan iki araştırmacı bir deney uyguladı. Bugün herhangi bir mezatta 3-5 tl gibi fiyatlarla alabileceğiniz ürünleri bir internet sitesine yüklediler ve insanlardan bu ürünler hakkında birer hikâye yazmalarını istediler. Temelde ölçümlemeye çalıştıkları şey; eBay’de 2. el bir ürünü açık artırmaya çıkardıklarında ne kadara satabildikleri ile birisi ürüne kurgu bir hikâye yazdığında o ürünü ne kadara satabildikleriydi. Deneyin sonucunda ortaya çıkan sonuca göre; hikâyeye sahip ürünün satışı, hikâyesiz ürünün satışından 27 kat daha fazla oldu.
Hikâyeler ve Tasarım
Deneyimde inovasyon çalışmaları bugün bizi mekânlarla buluşturuyor ve o mekânlar bize bir şeyler anlatıyor.
Elon Musk & Starman
Falcon Heavy & Starman
İletişim tasarımı disiplininde, güçlü bir hikâye anlatıcılığına sahip bu görüntüler son yıllarda bizi en çok etkileyenlerin arasında yer alıyor. Videoda uzayda Tesla marka araçla seyahat eden bir kişi ve “Don’t Panic” yazısıyla karşılaşıyoruz. Bu görüntülerin alt metnini düşündüğümüzde aslında karşılaştıklarımız; Elon Musk’ın, diğer girişimcilere sınırların dünya olmadığını, rakip otomobil üreticilerine aynı kulvarda olmadıklarını ve evrende uzaylılar var ise onlara “biz de bir şeyler yapıyoruz” deme şekliydi. Videodaki uzaya gönderilen aracın devre kartında “İnsanlar tarafından Dünya’da üretildi” ibaresinin bulunması bu fikirleri yansıtan bir ayrıntı olarak yer alıyor.
Elon Musk hikâyesini anlatırken mekân olarak Mars ve Dünya arasındaki yolculuğu tercih etti.
Peki, bizim için bir mekâna hikâye anlattırmak nasıl mümkün olabilir?
Burada anlattığımız konu biraz Omni-Channel (Çok Kanallı) Pazarlamanın ötesinde bir konu. Ürün ve servislerinizi insanlara zaten her kanaldan ulaştırıyor olmanız gerekiyor. Burada odaklanmamız gereken; bu ulaşımı insanların beklentilerine nasıl daha uygun hale getirebileceğimizi keşfetmek.
Finans sektöründe bu durumla ilgili saptanmış bir istatistiğe göre; Millennial'ların 2017 yılında bankaları ziyaret etme oranı yılda ortalama 6 defa iken, 2022 yılında bu rakamın 2’ye düşeceği öngörülüyor. Artık dijital ortamda yaptığımız işlemlerin hacmi ve kolaylığı arttıkça fiziksel mekânlara uğramıyor hale geldik. Bir başka araştırma, ürün ve hizmetlerini fiziksel mekânlar aracılığıyla sunan şirketler için yeni bir fiziksel alan oluşturmanın online trafiğe %37, paylaşıma ise %27 artı katkı sağladığını ortaya koydu. Buradan şu çözüme ulaşıyoruz; sahip olunan mekânlara ilave mekân açmak yerine var olanları dönüştürmeliyiz. Yani, mevcut fiziksel alanları yaratıcı konseptlerle birlikte hikâye anlatan alanlara dönüştürmek, fiziksel alan yok ise daha yaratıcı bir hikâye kurgusu ile onları ortaya çıkarmak gerekiyor. İnsanlara fiziksel kanallar üzerinden hikâyeler anlatmak esas nokta olmalı.
Dünya Markalarının Hikâye Anlatan Mekanları
Idea Bank
Yenilikçi bir yaklaşıma sahip olan Polonya Bankası, hızlı dijitalleşme adımları atıktan sonra kalan mağazalarını yepyeni bir konsept ile hayata geçirmeye başladı. Sahip olduğu şubeleri ortak çalışma alanlarına dönüştüren Idea Bank, online kanallarda halihazırda sunduğu işlemleri fiziksel alanlara da uyarlayarak kullanıcıları ile daha iyi bir iletişim kuruyor. Girişimcilerle de etkileşim kurmak isteyen marka, girişimcileri bir tren yolculuğuna davet ederek kurduğu fikir geliştirme atölyelerini trende gerçekleştiriyor. Böylece mekân fiziksel bir alandan bir yolculuğa dönüşüyor.
O Bee Credit Union
Bu banka bir şubesini bara dönüştürdü. Müdavimlerini oluşturduğu bir müşteri deneyimi yaratan bankanın bar konseptli mekânında kendilerine özgü bir bira satışı yapılıyor. Şubeye gittiğinizde bankacılık işlemlerinizi yaparken bir yandan da barda bira keyfinin tadını çıkarabiliyorsunuz. Dönüşümde iç mimari de evrime uğratılıyor, mekânda tuğla duvarlar ve daha rahat koltuklar göze çarpıyor.
Freitag
FREITAG - F560 STERLING
İsviçre merkezli bir aksesuar şirketi olan Freitag’ın çok güzel bir marka hikâyesi var. Tüketicilerin geri dönüştürülmüş ürünlerini, onların çok daha ilgi duyabilecekleri tarzda yeniden tasarlıyor. Videoda yer alan çantanın sunuş şekli çok da prodüksiyon bütçesi isteyen bir çalışma değil. Marka, sapı emniyet kemerinden yapılmış çantanın iç hacmini göstermek için balonları eğlenceli bir yolla kullanıyor. Fiziksel mekânlar aracılığıyla müşterileri ile iletişim kuran Freitag’ın mağazasına gittiğinizde herhangi bir çekmeceyi açtığınız zaman içerisinde toprakta erimiş bir plastik poşetle karşılaşıyorsunuz. Böylece marka temelde dikkat çektikleri konuyu bu gibi deneyim odaklı yöntemlerle sunuyorlar.
Ayrıca marka, mağazalarının arkasında bulunan depolarda oluşturduğu stüdyolarda şehirler ile ilgili tanıtıcı videolar çekerek YouTube aracılığıyla kullanıcılara ulaşıyor.
Apple Store & Today at Apple
Today at Apple-Apple offical
En çok karşılaştığımız örneklerin başında Apple Deneyim Mağazaları geliyor. Apple, deneyim mağazalarında artık sadece Apple Store gibi davranmıyor. Mağazalarında, Today at Apple yaklaşımı ile insanlara, yeteneklerine yönelik paylaşımları başka insanlarla yapmalarına olanak tanıyor. Belirli şartları karşıladığınız takdirde atölyeler düzenleyebiliyorsunuz. Apple artık bir mağazadan çok bir eğitim ve öğrenim alanı gibi davranmaya başlıyor. Fotoğrafçılıktan müziğe birçok farklı alanda atölyeleri deneyimleyebiliyorsunuz.
Amazon 4-Star
Amazon az olan fiziksel mağazalarında çok basit ancak aranan bir deneyimin önünü açıyor. Mağazaya girdiğimizde en çok aradığımız şeyi yani keşfi bize kendi tarzında sunuyor. Ürünlerin yanında, iki rafın arasındaki kağıtlarda yer alan “bunu satın alan bunu da satın aldı” ibaresiyle tüketiciye öneride bulunuyor.
WDCH Dreams
WDCH Dreams: Relive the Full Epic Performance in HD!
Ülkemizdeki en önemli sanatçılardan biri olan Refik Anadol işi bir adım ileriye taşıdı. Walt Disney konser salonu için “Bir yapı rüya görebilir mi?” düşüncesinden yola çıkarak, Frank Gehry ile birlikte bir çalışma yaptı. “Konser salonu rüya görseydi nasıl olurdu?”yu hayal etmeye çalıştılar ve bunun için konser salonunun sahip olduğu tüm analog ve dijital verileri bir algoritmaya dönüştürdüler. Bu dönüşümün sonucunda yukarıdaki videoda izleyebileceğiniz sanatsal bir şölen ortaya çıktı.
Bültene gösterdiğiniz ilgi için teşekkürler! 2 hafta sonra yine bir başka yenilikçi içerikle karşınızda olacağız. Bültenimizi paylaşarak projelerimize ve heyecanımıza destek olun.
Bu konuyu sevdin mi?
Güncellemeleri artık almak istemiyorsanız abonelikten çıkabilirsiniz buradan.
Bu bülteni yönlendirirseniz ve beğenirseniz, abone olabilirsiniz: buradan.
Revue kullanılarak iletildi
Userspots | IoX - Eski Büyükdere Caddesi Sanayi Mahallesi Behçet Sokak Büyükdere İş Hanı